Ceyda Karan
Amerika
diğer yazılar
 
Önerdiklerim

 

 

Obama'nin 1967'si, 'hakiki 1967'
Monday, May 23, 2011
Obama, Israil-Filistin barisi için 1967 sinirlari temelinde çözümü andigi için herkesi bir heyecan sardi. Peki obama hangi 1967'den söz etti?
Felaket tellalligi yapmaktan hoslandigimi zannetmeyin. Lakin bu Israil-Filistin ihtilafinin abc’si malumdur, umuda kapilip heyecanlanmanin alemi yok; zira Israil istemezse baris asla olamaz. Hatta birileri çikip ‘ABD aksini söylese dahi olmaz’ diyebilir. Oysa bir türlü belleyemedik gitti. Oslo Ilkeler Deklarasyonu’ndan beri bu ihtilafin çözümü için gaz veren hükümetler, o gazi alip oldugu gibi yaymayi seven medya, çözümün asil dinamigini kavrayamadikça fark etmez. Israil ‘kutsal’ saydigi halkinin Bati Seria’da yayilma hakkindan ve bunu saglamak için Filistinlileri topraklarindan sürme, ablukaya alma politikasindan vazgeçmedikçe, yeniden baslayacak her süreç gömülmeye mahkum. Tipki, ABD Baskani Barack Obama’nin geçen hafta binbir firtina estiren ‘1967 temelinde yeni müzakere’ inanci misali…

Oslo Ilkeler Deklarasyonu süreci, 2000 Temmuz’unda Camp David’de gömüldügünde, Ariel Saron hiç vakit kaybetmemisti. Önce Harem-üs Serif baskiniyla Israil siyasetinin iplerini eline alip basbakan seçildi, sonra dogrudan Filistin liderligini hedef aldi. 11 Eylül 2001 isini kolaylastirdi ve 2002’de Mukata’ya tiktigi Yaser Arafat’in ancak ‘ölüsü’ çikabildi. Arafat perisan vaziyette götürüldügü Paris’te son nefesini verdi. Saron’un bas rakibini izlemesi, yani ‘ölüsünün çikmasi’ iki yil sonra oldu. Artik ilahi adalet midir, nedir, geçirdigi beyin kanamasi sonucu bitkisel hayata girdi, daha da çikabilmis degil.

BUSH’LA SARON’UN ‘DOGAL GENISLEMESI’
Lakin Saron’un Israil adina basarisini teslim etmeli, ‘güvenlik karsiligi toprak iadesi’ ilkesine dayali Oslo sürecini öyle bir gömüldü ki, çikarabilene ask olsun! Özünde 1967 savasi öncesinin türevi olan bu sürece noktayi koyan 2004’te Saron’la birlikte George W. Bush idi. Yerine Yahudi devletinin ‘dogal genislemesine mani olunamayacagi’ tezini yerlestirdiler. Sonrasi malum.. Filistin’de ‘böl-yönet’ politikasi, siyasilesir siyasilesmez El Fetih’le kanli biçakli hale gelen/getirilen Hamas’in Gazze’ye tikilmasi…

‘1967’ DEYIP GEÇMEDI…
Simdi Obama, geçen hafta pek hakli olarak ‘Arap isyanlari’nin bölgede zorladigi statükonun sürdürülemezliginden hareketle bir manevra yapiyor, ortalik yikiliyor. ABD Baskani’nin 1967’yi agzina almasi dahi ‘mucize’ sayiliyor. Nasil andigina bakan yok. Birebir aktarayim: “Israil ve Filistin’in sinirlarinin, 1967 hatlari temelinde, üzerinde karsilikli anlasilmis degis tokuslarla (topragi kast ediyor) olmasi gerektigine inaniyoruz. Böylelikle Israil ve Filistin’in güvenli ve taninmis sinirlari olabilir.” Israil’den, ‘Nayir, nolamaz, 1967 asla anilamaz, sinirlarimizi savunamayiz’ nidasi yükseliyor. ‘Savunulamayan sinirlar’ elbette, hele de 2004 sonrasi Bati Seria’nin yerlesimlerle biteviye zapti. Hani bizim su ‘dogal genisleme’ hikayesi.

‘KILAVUZ’
Peki Obama 1967 derken, çok sey mi söylemis oluyor? Hayir. Cumartesi günü BBC’yle söylesisinde anlayamayanlar için daha güzel izah etti. 1967’yi ‘baris müzakerelerinin kilavuzuna’ indirgeyip, söyle dedi: “Müzakerelerin temeli 1967 sinirlarina bakilmasini, sahada degismis sartlarin –hani su yerlesimcikler- taninmasini içerecek ve iki tarafin da çikarlarini hayata geçirebilmek için takas (topragi kast ediyor) ihtiyaci olacak.” Ve kast ettigi elbette nafile Oslo süreci: “Böylece argümanimiz, konusmaya toprak ve güvenlik hakkinda baslamayi içeriyor. Bunun her konuyu halletmesi gerekmez. Hala Kudüs sorunu var, hala çözmeniz gereken mülteciler sorunu var...”

‘ISMI VAR CISMI YOK’
Gel gör ki, heyecani teskin edemeyince, Pazar günü güçlü Yahudi lobisi kurulusu AIPAC’a (Amerika-Israil Halkla Iliskiler Komitesi) hitabinda nihayet mealen ‘Merak etmeyin, o 1967 bildiginiz 1967 degil’ dedi Obama. Söyle ki: “Tanim olarak..Israilliler ve Filistinliler, 4 Haziran 1967’de var olan sinirdan farkli bir siniri müzakere edecek. Bu kusaklardir bu konuda çalismis olanlarin gayet iyi bildigi bir formül. Bu bütün taraflarin, demografik hakikatler dahil geçmis 44 yilda meydana gelmis degisiklikleri –yine yerlesimcikleri kast ediyor- dikkate almalarina imkan tanir.”

Siz bu haliyle Israil’i bozan bir sey görebiliyor musunuz?

HAMAS 1967’YE RAZI, BIR KEZ DAHA…
Simdi diyeceksiniz ‘su Hamas da yerinde dursaydi, Israil’e füze firlatmasaydi’. En basitinden söyleyebilecegim, bir yerde isgal filan olunca, böyle seyler oldugu... Sonra diyeceksiniz ki ‘E Hamas da Israil’i tanisin’. Asil ‘Israil, baskenti Dogu Kudüs olan bir Filistin devletini taniyacak mi’ diye soran yok. Böylesi bir devlete, eger hakikaten bagimsiz olacaksa, Filistinlilerin diledigi kadar mülteciyi alma hakki bulunacagini anan da… Hal böyleyken Hamas yine ‘Israil’i taniriz, yeter ki 1967 sinirlari temelinde çözüm olsun’ diyor. En son geçen hafta Hamasli Disisleri Bakani Gazi Hamad, Amerika’nin ulusal radyosu NPR’ye söylemis: “Bakin, biz açik açik 67 sinirlarini kabul ettigimizi söyledik. Bu pek çok sefer dile getirildi ve tekrarlandi.” Hakli, zira Hamas 2006’da seçim sandigindan çiktiginda, Amerikan basinina demeçlerinde ayni sey dile getirilmisti. Lakin ‘Israil’i yok etmek isteyenler de var’ denilerek görmezden gelindi. Siyaset yapan bir partide farkli görüsler olabilecegini –tipki Israil’de bolca görüldügü üzere- söyleyen çikmadi. Hamas, hazir siyasilesmisken, bunu baris sürecine tedavül etmek Bush’un aklina gelecek degildi elbette. Simdi Obama’nin geliyorsa da bunu dile getiremedigi ortada. Dönüp dolasip herseyi Oslo’nun da temeli olan ‘Israil’in güvenligine’ bagliyor. Hem nasil baglamasin! Önü seçim, AIPAC filan pesini hiç birakmaz…

Dönelim bizim 1967’ye... Görünen o ki Hamas, ‘1967’ye razi, lakin onlarinki ‘hakiki 1967’. Obama’nin kast ettigi ise ‘hakiki 1967’ degil. Obama’ninki yeni yeni Oslo süreçlerine, yeni yeni ‘dogal genislemelere’, yeni yeni ‘1967 olmayan 1967’lere çikabilir ancak… Üzgünüm ama taa ki, Israil komsulariyla hakikaten baris isteyene kadar…
 
© 2013 Ceyda Karan
Avrupa Amerika Latin Amerika Afrika Ortadoğu Avrasya Asya / Pasifik Portreler