Ceyda Karan
Afrika
diğer yazılar
 
Önerdiklerim

 

 

Kaddafi'nin 'bileti kesildi'
Tuesday, May 24, 2011
Türkiye'nin tutumu Libya'da 'isaret fisegi'. Erdogan'in da 'gitmesi gerektigini' söyledigi Kaddafi'nin 'bileti kesildi'. Isyancilar ne kadar zayif olsa da isin içinde NATO var. Ve NATO 'kazanmak durumunda'. Bu yaz Kaddafi'nin isinin bittigini görürsek sasirmayalim. Asiret ittifaklarina dayali Libya'ya ne kadar demokrasi gelebilecegi ise baska tartismanin konusu...
Anlasilan o ki, Libya’yi 40 yildir yöneten Muammer Kaddafi’nin ‘biletini kesmek’ Türkiye’ye düstü. Libya’daki isyancilarin Ulusal Geçis Konseyi’nin lideri Mustafa Abdülcelil’in dünkü Ankara ziyareti, Kaddafi için bir nevi ‘sonun baslangicina’ sayilabilir. Anadolu Ajansi haberinde Abdülcelil’i kabul eden Cumhurbaskani Abdullah Gül’e atfedilen “Libya’da baski ve zulümden uzak bir düzenin gecikmeden kurulmasi ve sürecin uzamamasi gerek. Artik Libya’da eski yönetime yer yok” sözleri dogruysa, tez zamanda Trablus’tan gelecek habere uyanabiliriz. Kaddafi’nin basina 200 bin dolar ödül koydugu Abdülcelil’in, Basbakan Tayyip Erdogan ve Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu’yla da görüstügü Ankara ziyareti, Libya çerçevesinde bundan sonra yasanacaklar için iyi ipuçlari veriyor.

TÜRKIYE 'STRATEJIK' DAVRANDI
Türkiye basindan bu yana Libya’da stratejik davrandi. Önceligi sayilari 25 bini bulan vatandaslarinin çatismalardan kurtarilmasina verirken, haliyle yatirimlarini gözetmeye çabaladi. Elbette Kuzey Afrika ve Ortadogu’daki isyan dalgasiyla olusan siyasi iklimin geregi, Kaddafi’nin iktidardan gitmesiydi. Biraz geç de kalsa,  Basbakan Erdogan’in çagrisi bu yönde oldu. Erdogan açikça Kaddafi’ye gitmesi gerektigini söyledi. Elbette Türkiye meselenin NATO’nun da müdahil olacagi bir sicak çatismaya dökülmesinden ziyade ‘güzellikle hallini’ istedi. Olmadi. Martta BM’nin ‘sivilleri koruma’ soslu karariyla ise NATO müdahil edildi. En tez davranan Tunus’ta agir darbe yemis Fransa’ydi. Nihayetinde Ortadogu cografyasindan bakildiginda, Bati, dünyaya Libya petrollerine çöreklenmis gibi bir manzara sunarken, Türkiye, Kaddafi’nin gönderilmesinin yolunu açacak bir ateskes takvimi ortaya atmaktaydi. Ancak sürüp giden siddet, Türkiye’nin Trablus’taki büyükelçiligini de kapatmasina yol açti. Artik dün itibariyle Gül’ün ve Davutoglu’nun beyanatlari belirleyici. Ve Davutoglu, Ulusal Geçis Konseyi’ni ‘Libya halkinin yasal ve güvenilir temsilcileri’ diye nitelendirip, barisçi bir geçis için Kaddafi’nin istifa etmesi gerektigini gayet net söyledi.

ELBETTE BASROL FRANSA VE ABD'NIN
Artik Türkiye de “Libya’da eski yönetime yer yok” diyorsa, ‘Kaddafi’nin isi biter’ yorumu münasip düser. Elbette Libya oyununda Türkiye ‘bileti kesen’ ise basrol oyunculari ABD, Britanya ve Fransa’dan baskasi degil. Ve NATO semsiyesi altinda bu üç ülke için zaman daraliyor. Geçen ay devreye askeri danismanlar, egitimciler sokuldu. Britanya, Fransa ve ardindan da Italya sayilari 100’lerle ifade edilse de askerlerini gönderdi. Kaddafi güçleri karsisinda hiç sansi olmayan isyancilarin egitimi sikilastirilirken, rivayet o ki sahada NATO’nun hava saldirilari için Kaddafi birliklerinin yerini saptayan Fransiz özel birlikleri cirit atmakta. Nihayet son olarak saldiri helikopterlerinin devreye sokuldugu haberi geldi. Le Figaro gazetesine bakilirsa, 12 helikopter 17 Mayis’ta gönderilmis bile. Lakin Fransiz kaynaklar, bu isin NATO düzeyinde yapildigini söylüyor. Britanya Disisleri Bakani William Hague da haberi yalanlamadi. Zaten Britanya savas gemisi HMS Ocean, Apache helikopterleri ve diger savas uçaklari esliginde nisanda Plymouth’tan yola çikmisti. Saldiri helikopterleri yakin çatismada mekanize birlikleri yok etmek amaciyla kullaniliyor. Genellikle de karadan çikartmalarin habercisi sayiliyor. Bu durumda mesele aleni bir kara harekatina dökülmeden çözülmeye çalisilacaksa, en azindan Kaddafi’nin kara gücünün kirilmasi için devreye sokulacaklari asikar. 

GAZPRO-ENI ANLASMASI YATTI
Topu topu 10-15 bin askeri oldugu söylenen Kaddafi’ye bagli güçlerin de, isyancilarin da ne denli zayif oldugu düsünülürse, Libya’nin asli oyunculari ABD, Britanya ve Fransa’dan baskasi degil. Hal böyleyken Rusya’nin ateskes diye bu denli çirpinmasinin altinda BM Güvenlik Konseyi’ndeki oylamada çekimser kalmis olmanin verdigi kuyruk acisi yatsa gerek. Zira en son Italyan ENI sirketi ile Rus enerji devi Gazprom’un Libya petrollerine dair genis çapli anlasmasi ertelendi. Anlasilan Rusya’yi Libya petrollerinden uzak tutma plani yolunda gidiyor. Wikileaks sizintilarina bakilirsa, Rusya’nin 2008’de Libya’nin bütün petrol ve dogalgaz yataklarini isletmek için büyük hamleler yapmis. O gün bugündür de ABD, Rusya’yi ve Gazprom-ENI anlasmasini engellemek için seferber olmus. 

Libya’daki isyanin üçüncü ayinda görünen o ki, bu savasi el Kaideci olduklarindan dahi süphe edilen isyancilar degil ama NATO kazanmak durumunda. Ne Venezüella’ya, ne de yaralanip Trablus disina kaçtigi haberlerinin asli astari çikmadi Kaddafi’nin. Ama gidisat fazla vaktinin kalmadigina isaret. Neticede, 3 bine yakin hava saldirisindan sonra yasananlar NATO için asagilayici bir hal aliyor. Öyle yahut böyle bu yaz Kaddafi’nin isinin bittigini görürsek sasirmayalim. Türkiye’nin tutumu bir isaret fisegi… Yasananlarin asiret ittifaklarina dayali Libya’ya ne kadar demokrasi gelecegi/gelebilecegi ise bir baska tartisma mevzusu…
 
 
© 2013 Ceyda Karan
Avrupa Amerika Latin Amerika Afrika Ortadoğu Avrasya Asya / Pasifik Portreler