Ceyda Karan
Avrupa
diğer yazılar
 
Önerdiklerim

 

 

Avrupa'yı kara kara düşündürenler
Tuesday, May 31, 2011
Yunanistan krizi Avrupa'yı kara kara düşündürüyor. Fakat Yunanistan 'hasta' da AB sıhhatli mi? Değil. Avrupa'nın derdi bir değil. Akdeniz çatırdıyor.Schengen bölgesi kaynar kazan. Avrupa için bu krizi atlatmak hiç kolay olmayacak
ABD Başkanı Barack Obama, geçen haftaki Avrupa turunda Britanya’nın bin yıllık tarihi Westminster Hall salonunda milletvekilleri ve lordlara hitabında küresel düzeyde yeni süpergüçlerin yükselişine karşın, ülkesi ve Avrupa için liderlik vakti olduğunu söyledi. Obama, ABD ve Avrupa’nın 21’inci yüzyılda da ‘vazgeçilmez’ olacaklarını, dünyada hala değişim için en büyük itici gücün kendileri olduklarını savundu. Lakin dinleyiciler bu konuşmaya ne kadar adapte olabildiler, işte orası tartışmalı. Zira hepsinin kafasını meşgul eden ciddi sorunlar var ve hepsi de ‘öncü’ olacak Avrupa Birliği’nin geleceğine ilişkin can alıcı sorunlar. Dert bir değil, ama en önemlisi para meselesi, şu baş belası!

BÜYÜK İŞLETME-KÜÇÜK İŞLETME
Yaşlı Kıta’da bir vakitler bu denli devasa siyasi, sosyal ve ekenomik entegrasyonu hayal etmek bile mucizeydi. Bazıları geçmişte birbirleriyle savaşmış, bazıları da eski Doğu Bloku üyesi olan 27 ülkeyi tek bir sınır ve para birimi altında toplamak, işbirliği ve siyasi kararlılığın bir zaferiydi. Ama birlik kurmak bazen ciddi sorunlara yol açabiliyor, hele ki devasa boyuttaysa… Bir örnek verelim ekonomistlerin artık ezberlediğimiz laflarından: “Eğer kriz sürecindeysseniz, işletmeniz büyük ve hantalsa, krizlere karşı dayanıklılığınız ve krizi yönetmeniz çok zor olur. Bu tip büyük finansal krizlerde, küçük, esnek ve hızlı karar alabilen işletmeler hafif yaralarla, hatta kazançla çıkar!”

YUNANİSTAN’IN EN BÜYÜK ENGELİ
İşte AB, bu tarifte, hantal, büyük ve zor karar alabilen işletme konumunda! Her bir üyesini aynı koşullara mahkum etmiş anlaşmalar ve Brüksel teknokratları… Yunanistan’ı ele alalım. Onlar bu büyük işletmenin küçük bir atelyesi! Ama finansal kriz boğazlarını sıkarken bile dev bir holding gibi karar almak mecburiyetindeler… Çözüm üç aşağı beş yukarı belli… Kamu finansmanı rezalet, borç gırtlağı geçmiş, üretim sınırlı, nüfus sınırlı, iç pazar dar… Ne yapacaksınız? Elinizdeki üretim potansiyeline yüklenip, dış pazarlara göz dikeceksini ki krizden bir nebze çıkabilin. Malınız mal değil, o zaman fiyat rekabeti dışında şansınız sıfır. Bir de sizi kurtaracak turizm potansiyeli, ki bunu patlatmak gerek. Hele hemen yanıbaşınızda yükselen bir turizm yıldızı Türkiye varken!.. Öyleyse fiyatlar inmeli! Nasıl? Devalüasyonla, zaten Yunanistan bu acınacak haliyle misli devalüasyonları yapmaya mecbur. Ama elini bile kıpırdatamıyor: Sebep Euro Bölgesi’nin üyesi olması… Oysa ki drahmiye dönse, şöyle sıkı bir devalüasyonla işleri orta vadede hale yola koyma şansı var. Tabii ki meselenin halli böylesine kolay değil. Zira 110 milyar euro’ya ek olarak alacağı yeni paket karşığılığında özelleştirmeler yapması, sıkı bütçe politikası uygulaması, kemer sıkması talep edilecek. Bu da kamu harcamalarının kısılması ve işsizlik anlamına gelecek ve Atina’nın buna ne kadar dayanabileceği de tartışma konusu.

DİRENİŞ DAMARI DA CABASI
Yapamıyor! IMF’in ve AB teknokratlarının içi geçmiş mali tedbirleriyle içine doğru çöküyor. Zaten bu ülkede öyle bir direniş damarı var ki, her yanlış kemer sıkma politikası, sokakları toz dumana boğuyor. Üstelik tedbirlerin hiçbiri de ilaç değil. Yanlış ilacı içiyorsunuz, ateşiniz daha da artıyor, haliyle ‘komalık’ oluyorsunuz. İşte bugün bizim komşu da ‘komalık’. Başındaki doktorlar ise kendilerini bu krizden sıyırma peşinde…

KRİZDEKİLER TAMAM DA YA AVRUPA BANKALARI?
Peki Yunanistan hasta da, AB sıhhatli mi? Değil… Mortgage krizi Amerika’da patladı, ama döndü dolaştı Avrupa’yı fena halde vurdu. Hele ki, AB fonlarıyla delicesine yatırım yapanları… Örnek mi İspanya’daki emlak çılgınlığı, Portekiz’deki üretmeden yaşamaya alışmış olmak, İrlanda’da kredi bolluğunda yine hesapsız yatırımlar, Yunanistan’da bol keseden kamu harcamaları, amaçsız yatırımlar… Mesele bu ülkelerle bitmiyor. Bu ülkelere bolca kredi vermiş Avrupa bankaları var. Özellikle de Alman bankaları. Günün birinde Atina morattoryum ilan ederse hanelerine ciddi zarar yazacaklar. Zaten küresel finans krizinde beli bükülen Avrupa bankaları için bu ikinci darbe hiç de öyle ucuz atlatılacak gibi görünmüyor.

AKDENİZ ÇATIRDIYOR
Avrupa’nın derdi bir değil… Akdeniz çatırdıyor. Mesele Yunanistan ve Portekiz gibi iki küçük ekonomi olsa bu dev birlik bunun altından kalkar. Ancak İspanya ve İtalya’nın kredi notları sürekli alarm veriyor. Kuzelde İrlanda zaten malum. İspanya, hele hele İtalya’da finansal kriz büyürse işte o zaman AB’nin de gleceği hakikaten tartışılır hale gelecek. Burada zaten siyasi birliğin geleceğinden bahsetmiyoruz. O çoktan hayal oldu. Sözünü ettiğimiz bir zamanlar Kömür ve Çelik Birliği ile yola çıkan Avrupa’nın ekonomik entegrasyonu… Euro Bölgesi’nde oluşacak gedikler işte bu ekonomik entegrasyonun da sonunu getirebilir. Ortak para birimi olmayan bir sıkı ekonomik entegrasyondan söz edilemeyeceğine göre…  

SCHENGEN BÖLGESİ Mİ DEDİNİZ?
Entegrasyon demişken... Tunus ve Libya olaylarının ardından AB’nin bir diğer özelliğini teşkil eden Schengen bölgesi kaynar kazan. Fransa-İtalya serbest dolaşımı içeren Schengen anlaşmanın güncellenmesini talep ederken, Danimarka işi henüz AB’den karar çıkmadan uygulamaya döktü. Danimarka’nın kaçak göç ve suçu engellemek gerekçesiyle Almanya ve İsveç sınırlarında daimi kontrollere başlama kararı aldı. İsviçre daha 2005’te katıldığı Schengen bölgesinden çekilmeyi gündemine aldı. Britanya, İrlanda, Bulgaristan ve Romanya dışında kalan 23 AB üyesiyle İsviçre, Norveç ve İzlanda'yı kapsayan Schengen’in de geleceği tartışılıyor artık.

SOSYAL PATLAMA TEHLİKESİ
İşin sosyal patlama kısmı da cabası. Yunanistan’da her gün 1000 kişi işini yitiriyor. İntihar oranları katlandı. Avrupa’nın telkin ettiği özelleştirmelerin neye yarayacağı pek meçhul. Misal Yunanistan’da ‘Ödemeyeceğim’ hareketi doğdu. Otobüslere geçerli olmayan materyaller atmak, vergi boykotu gibi eylemler yapıyorlar. Şimdiden üyeleri 10 bini bulmuş. Portekiz’in 78 milyar dolarlık kurtarma paketi kamu çalışanlarına ödeme ve emeklilik paralarının dondurulmasına ve işsizlik maaşlarının kesilmesine koşullandı. İşsizlik oranları rekora koşuyor. Büyük fırtına riski diğerlerini de tehdit ederken, yabancı düşmanlığı ciddi bir tehlike.
Kıssadan hisse.. Siz Avrupalı olsaydınız, Obama’yı nasıl bir halet-i ruhiye içinde dinlerdiniz?
 
© 2013 Ceyda Karan
Avrupa Amerika Latin Amerika Afrika Ortadoğu Avrasya Asya / Pasifik Portreler