Ceyda Karan
Amerika
diğer yazılar
 
Önerdiklerim

 

 

Wall Street'e de bahar mi gelecek?
Tuesday, October 4, 2011
Amerika'daki ekonomik kriz onbinlerce insani sokaga döküyor. Amerikalilar mevsimlerden gitmiyor. Onlar hareketlerinin ismini 'Wall Street'i isgal' olarak koydu. Eylemler Amerikalilarin 'ekonomik demokrasi' için ayaga kalkmaya basladiginin isareti. Fakat 'bu kisi çikarip çikaramayacaklari' meçhul
Anlasilan Amerikali bir takim ‘etkili ve yetkili’ sahsiyet, dünyanin dört yaninda ‘bahar olsun’ istiyor. Misal, 2008’deki baskan seçiminin magduru Cumhuriyetçi Senatör John McCain, geçen hafta Libya baskenti Trablus’u ziyaretinde costu. ‘Arap Bahari’nin sinirlarini “...Tahran’da, Sam’da, Pekin’de ve Moskova’da insanlara esin kaynagi olacak” diyerek bir hayli genisletti. Haliyle kendi ülkesi hiç aklina gelmiyor. Elbette Kuzey Amerika su siralar güzün son demlerini yasayor, kis yakin. Lakin McCain’in memleketinde simdilik ‘bahar rüzgarlari’ estiremeseler de ‘bahara hazirlananlar’ var. Vaktiyle en siki isçi hareketlerine sahne olmus Amerika’da düzenin asli dayanagi olan orta sinif çöküyorsa, bir düsünmekte fayda olsa gerek…

Dogrusu iki hafta önce haberi ilk gördügümde, elde olmadan burun kivirdim. Yanlis anlamayin, kibarliklari, naiflikleri ve açik fikirli olmalari yüzünden Amerikalilari sevmemek elde degildir. Öyle ya, kapitalizmin öncü ülkesinin vatandaslari olarak, uzun yillar refah toplumunun keyfini sürmüs, açlik yerine obezite sorunu yasamis, hallerinden hep memnun olmus ve dünyanin geri kalanina kayitsiz kalmis; daginik bir cografyada, farki federal yasalar altinda yasayan bir toplumdan beklenebileceklerin de siniri var. Lakin kendi kendime “Araplardan ne beklerdin ki!” sorusunu sorup, yüzüm kizarinca, ise koyuldum.

ONLAR MEVSIMLERDEN DEGIL, ISGALDEN GIDIYOR
Amerikalilar elbette mevsimlerden gitmiyor. Onlar ‘isgalle’ ise koyuldu. Derin bir resesyon ve ciddi bir issizlik krizine bogulmus Amerika’da asil dert bütün bunlarin müsebbibi olanlar. Yani sirketler Amerikasi, bankerler, nüfusun yüzde 1’ini olusturup da pek az vergi öderken, servetin kaymagini yiyen zenginler… Hal böyle olunca dogum sancisini yasayan hareketin hedefi de ‘finans kapitalizmin kabesi’ Wall Street.

ZUCCOTTI PARK’TA YERLESKE
‘Occupy Wall Street’ (Wall Street’i Isgal ET -OSW) hareketi iki hafta önce Manhattin’in güney ucundaki meshur Battery Park’ta ise koyuldugunda önce önemseyen çikmadi. Wall Street’teki ilk protesto dünya medyasinda ‘Amerika’nin Tahrir’i gibi laflarla karsilandiysa da gösteriye katilim birkaç yüz kisiyle sinirliydi. Gel gör ki, son iki haftalik süreç canlari bir hayli yanan Amerikalilarin finans kapitalizmin kalbine yerlesmekte israrci olduklarini ispati.
Bazisi ögrenci kredisi ödeyip bir yandan yasamaya çalisan gençler, bazisi da mortgage krizi yüzünden 60’inda evini barkini yitirmis emeklilerden olusuyor. Hippisi de var, ögretmeni de… Sonuçta aslinda simdilik daha ziyade ‘progressive Amerika’yi yansitan OSW hareketi Asagi Manhattan’daki Zuccotti Park’a iyiden iyiye konuslandi. Sifir Noktasi’nin hemen yakinindaki bu parkta sadece çadir kurmamislar. Bir mini klinik, kütüphane, medya merkezi bile bulunan bir nevi ‘yerlesim’ bu. Yakindaki yerel restoranlarin tuvaletlerini kullaniyorlar, kendi çöplerini kendileri topluyorlar. Sosyal medya sayesinde seslerini her gün daha fazla duyuruyorlar. Michael Moore ve Susan Sarandon gibi ünlüler simdiden ziyaret edip grubu cesaretlendirdi. Ismini ‘Occupy Wall Street Journal’ koyduklari bir gazete projeleri var. 50 bin adet basilacak… Bu tipik bir taban hareketi. Aralarinda çalism gruplari olusturdular, bir de genel kurul düzenleyip sorunlarini tartistiklari bir diyalog süreci baslattilar.

POLISIN ILGISI ARTINCA…
Polisin harekete alakasi, ciddiye alinma durumu açisindan önemli tabi. 24 Eylül’de OSW’nin bir yürüyüs 80 kisinin tutuklanmasiyla son bulmusken, bu hafta sonunda eylemcilerin Brooklyn Köprüsü’nü kapatma girisimi üzerine tam 700 kisi tutuklandi. Amerikalilar nadir rastladiklari bir de polis siddetini dehset içinde görüverdiler. Daha önceki bir eylem sirasinda bir grup kadini biber gazina bogarken görüntüleri internette yayimlanip desifre olan 28 yasindaki polis yetkilisi Anthony Bologna isin baska bir yani. Onlarin polise mesaji ise ‘Siz de yüzde 99’un içindesiniz’ oluyor…

BOSTON, CHICAGO, LOS ANGELES, SEATTLE…
Elbette ‘corporate Amerika’ ile içiçe olan ana akim medya, OSW’ye dudak büküyor. Ama begenelim begenmeyelim günümüzün silahi twitter, facebook. Ve is Wall Street’i isgalden çikma alametleri gösteriyor. Söyle ki, Boston, Chicago, Los Angeles, Seattle, Denver ve Washington’da da benzeri ‘isgal et’ hareketleri filizleniyor. Sloganlari, ‘Biz yüzde 99’uz’, ‘Bir araya gelip kalabalik ve güçlü oldugumuzu anlama vakti’, ‘Kapitalizm seytandir’, ‘Amerika’nin Mali Suçlularini denetlemek için Donanma Ekibi’ni Cayman Adalari’na yollayin’, ‘Birlesin, zincirlerinizden baska yitirecek birseyiniz yok’, ‘Kongre 2011’de askeri operasyonlar için 1.3  trilyon dolari onayladi. Savasi simdi durdurun’, ‘Karin güdümündeki ekonomide merhamet bulunmaz’.

5 EKIM’DE OLACAKLARA BAKALIM…
Elbette diger kentlerdeki gösterilere katilim çok zayif. Ancak New York’taki harekete özellikle isçi sendikalarinin destegi dikkat çekici. En son New York Ulastirma Sendikasi destek verdi ki, 40 bine yakin üyesi, 30 bin civarinda emeklisi var. 1.2 milyon aktif ve emekli üyesi bulunan Birlesik Çelik Isçileri Sendikasi; Kapicilar, Güvenlik Görevlileri ve Bakim Isçilerinin 70 bin üyeli sendikasi, Postacilar Birligi, Birlesik Pilotlar’in yani sira toplamda 1 milyona yakin üyesi bulunan Birlesik NY, Herkes için Güçlü Ekonomi, Çalisan Aileler Partisi, Vocal-NY, Toplumun Sesi Isitilsin, Esit Egitim Ittifaki, Degisim için New York Topluluklari, Evsizler için Koalisyon gibi sivil toplum kuruluslari da harekete desteklerini sundu. 5 Ekim büyük bir gösteri planliyorlar ve bu sendika ve sivil toplum kuruluslari da gösteriye katilim vaad etti.

AMERIKALI ISYAN ETMESIN DE KIM ETSIN…
‘Arap Bahari’ yakistirmalari ne kadar dogru bilmiyorum. Lakin Amerikalilari isyan ettiren tablo açik. Amerikan tarihinde zengin-fakir uçurumu 1920’lerden bu yana hiç bu denli derinlesmedi. En zenginler nüfusun topu topu yüzde 1’ini olustururken, çok genis bir kesim yoksulluk sinirinda yasiyor. Amerikalilar OECD ülkeleri arasinda saglik destegi, sosyal yardim, dogum izni gibi isçi haklari açisindan çok gerideler. Ve 1950’lerde yüzde 35’lere ulasmis sendikalasma orani bugün yüzde 12.4. Kendileri morgage kriziyle sarsilirken, kurtarma paketleriyle bankacilarin ikramiyelerinin ödendigine taniklik ettiler. Kendileri derin resesyonda yasamaya devam ederken, issizlik yüzde 9’dan asagi çekilemiyor. 18-25 yas arasinda çok daha yüksek. Amerikan demokrasisi çikar gruplari ve lobiler üzerinde yükselirken, onlarin orda burada lobicileri de bulunmuyor.

1 MAYIS’IN DOGDUGU MEMLEKET
Amerika dedigimiz memleketin 19. yüzyilin sonlarinda çok sert isçi mücadelelerine sahne oldugunu, 1 Mayis’in filan buradan dogdugunu unutmamak gerekiyor. Nitekim Amerikan siyasi elitlerinin, kurulustan bu yana en özen gösterdigi mesele genis bir orta sinif kitlesinin üzerinde yükselmek oldu. Öyle veya böyle yasamlarindan memnun genis bir orta sinifin varligi Amerikan sisteminin temel diregi. Iste son ekonomik kriz, bu temeli sarstigi için yeniliklere gebe…

ORTA SINIF VE EKONOMIK DEMOKRASI
Nitekim Amerika’da durumu belki de en net analiz edenlerin basinda Baskan Barack Obama geliyor. Obama orta sinifin belini dogrultmak için çirpinsa da finans kapitalin koruyucusu kollayicisi olan sistemi asamiyor. Zenginlerin vergi kesintilerini kirmak istiyor, karsisinda onlari buluyor.
 
OSW gibi isgal hareketleri, Amerikalilarin ‘ekonomik demokrasi’ için ayaga kalkmaya basladiklari anlamina geliyor. Bu ‘kisi çikarip çikarmayacaklarini’ kestirmek güç. Lakin Amerikan orta sinifinin krizden çekilip çikaracak formüller bulanamamasi halinde ‘ekonomik demokrasi’ taleplerinin uzun sürede önüne geçilebilmesi mümkün görünmüyor.
© 2013 Ceyda Karan
Avrupa Amerika Latin Amerika Afrika Ortadoğu Avrasya Asya / Pasifik Portreler