Ceyda Karan
PORTRELER
diğer yazılar
 
Önerdiklerim

 

 

Bu Putin bildiginiz Ras-Putin degily
Monday, January 10, 2000
Rusya'nin tek hâkimi olan Yeltsin, iktidarini yerinde bir zamanlamayla halefi Putin'e devretti. Yeltsin'in baska bir sansi da yoktu. Çünkü 'ininde uyuyan ayi' federasyon bayragi Pristine havaalanina dikildiginde uyanmisti
Boris Nikolayeviç Yeltsin, aslinda 9 Agustos 1999'da istifa etti. Sadece bu karari dünyaya alti ay gecikmeli duyurdu. Ve bu açiklama salt sembolik bir önem tasiyordu. O zaten geçen hazirandan bu yana Rus dis siyasetini yönetmeyi birakmis ve/veya biraktirilmisti. 9 Agustos'ta ise iktidari, vârisi olarak basbakanliga atadigi Vladimir Putin'e devretmisti bile. 
Renkli kisiligiyle ülkesine oldugu kadar dünyaya da mal olan Rusya Devlet Baskani Yeltsin'in yeni binyila saatler kala görevinden ayrilacagini açiklamasi 'beklenmedik' bir gelisme olarak yorumlandi. Oysa bu isin beklenmedik tek yani bir zamanlama sorunu, yani 1999'un son gününde vuku bulmasiydi, o kadar.

Rusya'ya kusbakisi bakanlar için bu gelisme iktidarin kansiz ve yumusak devrinden baska bir sey degil. Bu durum rotada bir degisiklige yol açmayacak. Bu görüsü dillendirenlere göre zaten Putin'in Yeltsin'in vârisi oldugu açikti. Görevi birakma karari, Putin'in devlet baskanligina vekâlet etmesini ve seçimlerin planlandigi gibi haziranda degil üç ay erkene alinmasini getirdi. Böylece Çeçenya harekâtinda elde edilecek basari için risk süresi kisaltildi. Yani Yeltsin, Putin'in isini kolaylastirmisti. Ama bakmakla görmek ayri seylerdi.

Bu 'akliselim' degerlendirme fazla kolayci ve madalyonun karanlik yüzünü açiklamiyor. Ve olgular birer birer gözden geçirildiginde Kremlin'de madalyonun karanlik yüzünün görünürdekinde daha fazla önem tasidigini görmek hiç zor degil. Taslari yerli yerine oturtmak disinda yapacak fazla bir is yok. 

YELTSIN'IN SON KARTI
Rusya'nin 'son çari', son kartini geçen mayis ayinda Basbakan Yevgeni Primakov'u kovdugunda oynadi. Primakov, reform umutlariyla basa getirilen Sergey Kiriyenko'nun bile içinden çikamadigi finansal felaketin ardindan komünist ve milliyetçilerle varilan zoraki uzlasmayla basbakanliga atanmisti. Eski casus ve disisleri bakani, Rus dis siyasetini sertlik egilimine soktugunda ve oligarklara karsi sorusturma dosyalarinin kapagini açtirdiginda Yeltsin'in hismina ugrayacagi asikârdi. Ama bu, Yeltsin'in son karti oldu. O, Kosova'da NATO'ya ve Bati'nin mali gücüne bile bile diklenen basbakanini görevden alarak kis ortasinda 'ininde uyuyan ayiyi' uyandirdi. Eski ajani aldi ama bu kez yerine 'yeni' sefi koydu. 
Iki taktik, iki darbe

Ordu ve istihbarat aygitinin belki de ilk tepkisi Kosova harekâtinin sonunda BM baris gücü bölgeye girerken Pristine havaalaninda Bati'ya karsi düzenlenen komploydu. Bu olayin hemen ardindan yapilan kabine toplantisinda ise disisleri bakanliginin gelecekteki hamlelerini savunma bakanligi ve gizli servisle birlikte belirlemesi karara baglandi. Kisaca, ulusal duygulari zedelenenler dis siyasetteki karar mekanizmasini sessiz ve derin bir darbeyle ele geçirmisti.
Primakov'un yerine atanan ama 'çelimsizligi' nedeniyle göz dolduramayan Sergey Stepasin, Dagistan'daki Çeçen gerillalara müdahale edip etmeme kararsizligini yasarken, darbenin ikinci asamasi geldi. Bu kez Stepasin de kovuluyor ve Yeltsin, Federal Güvenlik Servisi'nin baskanini yani aktif bir FSB (nam-i diger KGB) ajani olan Putin'i basbakan atiyordu. Ama onu 'kovduran' daha derinlerde bir yerlerdeydi. Sonrasi çorap sökügü gibi geldi. 

ÇORAP BIR KEZ SÖKÜLÜNCE...
Yeltsin'in 'bebek yüzlü' vârisi Putin, göreve baslar baslamaz kollari sivadi. O, ekonomik vaziyet ve dis siyasetine dair ser verip sir vermezken, Çeçenya'da çarklari döndürmeye basladi. Bu kez geçmis deneyimler üzerine planlanan harekât daha bir ümitkâr sürerken popülaritesi yüzde 60'lara dayandi. Yillardir 'solun' damgasini tasiyan Duma'da 19 Aralik seçimleriyle denge ilk kez sagin lehine döndü. Komünistler seçimlerden kil payi farkla birinci çiktiysa da agirliklarini merkez sag ve milliyetçi partilere devrettiler. Ve dünya yeni bir binyila içi kof görünen umutlarla adim atmaya hazirlanirken 'beklenen' açiklama geldi. Yeltsin, Rusya'ya ve dünyaya 'adios' deyiverdi. 

HER DERDE DEVA ISTIFA 
Bu Yeltsin için sonu gelmez yolsuzluk sorusturmalari, azil sikistirmalari ve giderek vahimlesen saglik sorunlarina devaydi. Ama daha önemlisi, 'ininde uyuyan ayi' Soguk Savas'in ardindan yeniden sahnede beliriyordu. Hiç de yabana atilir olmayan bir senaryoya göre Putin, yine Yeltsin'in seçimi degildi. Putin, ordu ve istihbarat aygitlarinin seçimiydi. 
'Ayi ininden çikinca...'
Ilk bakista Putin'in atanmasi Yeltsin'in rastgele kararlarindan biri gibi görünüyordu. Pek çoklarinin dillendirdigi gibi ne Yeltsin'in 'bir baska çilginligiydi' ne de 'içtigi votkalar basina vurmustu'. Ama bunun önemi yavas yavas anlasilacakti. Rus istihbarat kadrosunun basindaki bu adamin, diger atananlara göre sofistike bir gündemi ve kendisine ait bir bürokratik aygiti vardi. Olup bitenler, Rus ordusu ve istihbarat aygitinin iktidara dogrudan el atma girisimiydi. 

SOLO DEMOKRASI
Sovyetler Birligi'nin köküne kibrit suyu eken Yeltsin, 10 yil boyunca iktidari hep elinde tutmustu. 1991'de darbecileri önlemek için parlamento önündeki tankin tepesine çikan bu adam, iki yil sonra ayni tanklari iktidarinin yüzü suyu hürmetine parlamentoya çevirecek kadar da pervasizdi. Bu olayin ardindan ipleri tamamen eline almisti. Atamalari o yapiyor, diledigini görevden aliyordu. Kaybedenleri ve kazananlari o belirliyordu. O 'solo demokrasisini' diledigince isletiyordu. Tabii kendisi kadar temsil ettigi çikarlar adina da. Ama Rusya'da iktidarin 'sulari derindi'. Her derinligin bir basinci vardi.

Basbakan Sergey Stepasin, kisa süren görevinden ayrilmak zorunda kaldiginda yapilan bir söyleside, Yeltsin'in onu kovmaya zorlandigini söyleyivermisti. Çünkü o bazi gruplarin çikarlarina hizmet etmeyi reddetmisti. Stepasin, Yeltsin'in bu karari 'solo' vermedigini söylüyor ama digerlerinin adini anmiyordu. Iste bu noktada derin sulara daliyoruz. 

70 yillik komünist Rusya'yi perestroyka ve glasnostla tanistiran Mihail Gorbaçov'un görevden 'el çektirilmesinden' bu yana reform ve Batililasma tutkunlari Rusya'da islerin gidisatini belirledi. Yeltsin ve çevresinde küçük farkliliklarla halkalar olusturan bu grup için amaç ülkeyi serbest piyasa sisteminin isledigi anayasal bir demokrasi haline getirmekti. Tabii bunun nimetlerinden yararlanmak caizdi. Ve Sovyetler Birligi'nin ruhu onlar için bir ipotekti. Soruna salt cep doldurmak degil de eskiden 'dev' olan bir dünya gücünü yeni bir sisteme tasimak ve çöküsün ardindan düze çikarmak olarak bakilirsa bu hizip basarisiz oldu. Çünkü kendi ehliyetsizlikleri ve yolsuzluklarinin batagina saplandilar. Batili finans çevreleri ve akademisyenlerle içli disli olan yine Bati'nin umudu durumundaki bu reformcu hizip isi düpedüz hirsizliga vardirdi. New York Bankasi'nda aklanan paralar, Yeltsin'in, kizi ve yakin çevresinin Isviçre basta olmak üzere yurtdisindaki servetinin suyu, salt ülke kaynaklarinin sömürülmesinden degil Bati'nin mali yardim ve kredilerinden de geliyordu. 

SOVYETLER'IN MISYONU 
Ikinci ve daha 'görünmez' olan hizip, Putin'in bagrindan kopup geldigi Gorbi'nin mirasçilariydi. Kariyerini devletin güvenlik aygitinda yapan Putin, KGB'nin Almanya sefliginden FSB Baskanligi'na (KGB'nin üç renkli Rus bayraginda vücut bulan hali) uzanan yolda görünüste siradan bir figürdü. Ama KGB kadrolarini hafifsemek hatasina düsenler için. Çünkü onlar Sovyetler'in en egitimli, dünya yüzü görmüs ve sofistike sosyal grubuydu. Ve isleri geregi Sovyet balonunu ve çöküsü Batililardan bile çok önceden görmüslerdi. Tipki Yeltsin'le birlikte iktidara gelen yeni reformcularin ehliyetsizliklerini gördükleri gibi. Ve onlarin ülkeyi sürükledigi felaketler zinciri içinde ayakta kalan tek kurum KGB'ydi. Bugün FSB adiyla kozmetik degisiklige gitse de operasyonel anlamda birkaç küçük degisiklikten baska bir dönüsüm yasamamis olan KGB. 
Gerektiginde mesru ve gayri mesru faaliyetlerinde yeni reformcularla ittifak kursalar da çok temel bir noktada ayriliyorlardi: Onlar ideolojik anlamda inansalar da inanmasalar da Sovyetler Birligi'nin emperyal misyonunun mirasçilariydi. Ve onlara göre geçen yil boyunca Bati'nin Kosova'da yaptiklari bir 'küçük düsürme' operasyonuydu. Rusya'ya, en yakin müttefiklerinden birinin basina açtigi belada ikinci bir konumdan baska bir rol biçilmemis, tersine onlarin 45 yillik sinir harbi sirasindaki büyük düsman NATO'nun semsiyesine sokulmalari istenmisti. Iste geçen yaz Pristine havaalaninda Batililardan önce dalgalanan bayragin anlami burada gizliydi. 

PUTIN'IN TASLARI 
Kremlin'in siyaset labirentlerinde yitip gitmek isten bile olmayabilir. Ama kesin olan bir sey varsa o da Rusya'da Yeltsin döneminin artik kapandigi. Ve Putin'in Sovyetler Birligi'nin misyonunu hayata geçirmek için var gücüyle çalisacagi. Dünyanin 'zaten sasi baktigi' Çeçenya'da kazansa da kazanmasa da. Çeçenya taslardan sadece biri ve o bu tasi yitirmemeye çabalayacak. Ama bu mücadelede elinde baska taslar da var ve o bu taslari yerinden oynatacak tüm araçlara sahip. 

Çünkü Rusya'yi 21. yüzyilda yönetmesi kesin gibi görünen 47 yasindaki Devlet Baskani Vekili, böylesi bir misyonu KGB'nin ekonomik espiyonaj faaliyetlerinin Berlin sorumlusu oldugunda üstlenmisti. Rusya'nin siyah kusak sahibi yeni lideri, yine Sovyetler'in çöküsünün ardindan St. Petersburg Kent Konseyi'nde 1991'de Belediye Baskani Anatoli Sobçak'in yardimcisi olarak görev yaparken Rusya'ya yatirim yapmak isteyen yabanci is çevrelerinin kapisini asindirdigi sahsiyetti. 1996'da Sobçak iktidari yitirdiginde bu kez bir baska reformcu, Basbakan Yardimcisi Anatoli Çubais onu Kremlin'e davet edecekti. O, 1996'da devlet baskanligi için çalismak üzere Moskova'ya geldiginde Kremlin'in de 'içine girmisti'. Bir süre sonra 'Gri Kardinal' olarak nam salan soluk yüzlü, nadiren gülümseyen bu adam, sessiz ve derinden iktidari elinde topluyordu. 

KARTLARI DA SAGLAM
Kisacasi, 1998'de FBS Baskani olarak atandiktan sonraki duragi basbakanlik olan bu adam, Yeltsin'in elbise degistirir gibi bir kenara koydugu diger 'atananlardan' degil. Ailenin ve yakin çevrenin geçmisini iyi biliyor, dosyalari koltugunun altinda. Ve muhtemelen Yeltsin'e ve yakin çevresine saygin bir geri çekilme imkâni taniyacak. Göreve gelir gelmez Yeltsin'in kizi Tatyana Dyaçenko'yu devlet baskanligi danismanligi koltugundan almasi bunun en iyi isareti. Yani Putin'in, Primakov'dan farkli olarak oynayacagi kartlari var. 

Ve elzem oldugunu bildigi isbirligi sözleri simdilik Bati'nin gözünü oksarken, liberalizmin klasik tonundan çalmiyor. Piyasa ekonomisinden yana oldugunu söylerken, bunun Rusya kosullarina uyarlanmis seklini, sosyal devleti vurgulamaktan geri durmuyor. Sovyetler'i çöküse götürenleri ve bu çöküsü felakete dönüstüren reformculari suçluyor. O ekonomik ve sosyal siyasetine dair ayrintilara girmese de Rusya için gizemli oldugu kadar da Sovyetler'in 'ruhunu' canlandiracak gibi görünüyor. Yani Yeltsin gitti, yasasin Yeltsin degil. 
© 2013 Ceyda Karan
Avrupa Amerika Latin Amerika Afrika Ortadoğu Avrasya Asya / Pasifik Portreler