Ceyda Karan
PORTRELER
diğer yazılar
 
Önerdiklerim

 

 

Isçi Partisi'ne 'kizil ötesi' bir lider
Monday, September 27, 2010
20. yüzyili Tony Blair'in 'Yeni Sol' rüzgariyla kapatan Britanya'nin ünlü Isçi Partisi'nin artik yeni bir lideri var: Markxist sosyolog Ralph Miliband'in iki oglu liderlik için yaristi, ipi 40 yasindaki küçük kardes Ed Miliband gögüsleri.
Britanya'da 1990'larin basinda Tony Blair'in 'Yeni Sol' rüzgâriyla temellerinden... Britanya’da 1990’larin basinda Tony Blair’in ‘Yeni Sol’ rüzgâriyla temellerinden sarsilmis Isçi Partisi’ndeki liderlik yarisi geçen hafta sonunda hayli soke edici sonuçlandi. Isçi Partisi zaten mayistaki seçimlerle 13 yil sonunda iktidardan oluvermenin travmasini yasiyordu. Liderlik için ortaya atilan bes kisiden ikisi kardes olunca ‘tek eksik Sekspiryen bir trajedi’ kanaati hasil oldu. Elbette böylesi bir trajedi yasanmadi, lakin kaçinilmaz olarak hayli dramatik bir durum olustu. Hele de yarisin ömürleri Britanya solunun aydinlari arasinda geçmis ünlü Marxist sosyolog Ralph Miliband’in iki oglu arasinda geçtigini düsünürseniz...

Nihayetinde bu hafta sonunda açiklanan sonuçlarla eski disisleri bakani olarak ilgiyle izledigimiz Tony Blair’in ‘genç ve yakisikli prensi’ 44 yasindaki David Miliband, kendisinden 4 yas küçük kardesi Ed Miliband’dan yüzde 49.35’e karsi 50.65 oraninda oyla ince bir ‘liderlik çalimi’ yedi. Üstelik bunun sebebi hikmeti güçlü sendikalarin Ed’in arkasinda birlesmeleri olunca, kizilca kiyamet koptu. Isçi Partisi’nin Blair’ci eski kusak da iktidardaki Muhafazakârlar da ‘Kizil Ed’ türküsü çigirmaya basladi...

SENDIKALAR MEMNUN, BLAIR’CI KUSAK ÜZGÜN
Oysa Isçi Partisi üyeleri, vekilleri ve milyonlarca sendika üyesinin katildigi oylama sürecinin sonuna dogru, anketler Ed’in kilpayi farkla da olsa kazanabilecegine isaret ediyordu. Nihayetinde ilk üç turda Andy Burnham, Diane Abbott ve Ed Balls’un elenmesiyle Ed’e sadece 1.3 oraninda farkla seçimi kazandiran dördüncü turda, tercihlerin dagilimi ilginçti: David vekillerin yüzde 53.43’ünün, partililerin yüzde 54.40’inin, sendikalarin ise yüzde 40.2’sinin oylarini aldi. Bu da yüzde 49.35’e tekabül etti. Ed ise vekillerin yüzde 46.56’sinin, partililerin yüzde 45.59’unun, sendikalarin yüzde 59.80’inin oylarini alarak yüzde 50.65’e ulasti. Arkasinda birlesen ülkenin en büyük sendikalari Unite, GMB ve Unison’di. Bu manzara Blair’le iyice saga kaymis, sendikalarla arasina mesafe koymus, ‘is âlemi dostu’ görülen Isçi Partisi’nin ‘büyüklerini’ irkiltti. Tahmin edilecegi gibi Blairciler David’in destekçisiyken, Ed’in arkasinda ‘eski kusaktan’ neredeyse sadece Gordon Brown ve Harriet Harmon vardi.

AYNI YOLUN YOLCULARI
Iki kardesin hayat öyküleri ise ayni çizgide ilerliyor. David de Ed de ‘Isçi Partisi’nin Eton’u görülen Kuzey Londra’daki Haverstock’te egitim almis. Ed Oxford’da agabeyi ile ayni okulu, Felsefe, Politika ve Ekonomi Corpus Christi Koleji’ni seçmis. David önce 2001’de vekil seçilmis, ardindan 2006’da disisleri bakani olmusken; 2005’te vekil seçilen Ed, 2008’de Enerji ve Iklim Degisikliginden sorumlu bakanligin basina getirilmisti. Her vakit önde giden David için dile kolay! “Kardesim yarisiyor diye ben yarismamali miyim? O yarismasaydi böyle bir çekincem de olmazdi” diyen Ed’in avantaji taban örgütlenmesini daha iyi bilmesi. Onun için ‘Britanya’nin Obamasi’ diyen bile var. Bu yüzden kimileri için partinin sosyal demokrasi ilkelerine dönüsünü temsil ediyor. Nihayetinde ‘Yeni Sol’ 1990’larin fikriyken, bunun da yenilenmesi geregini düsünenler az degil. Ortada 2000’lerde Blair politikalari yüzünden yitirilmis 5 milyon seçmen de varken... Tabii Ed’in handikapi Britanya seçmeninin sol politikalardan pek hazzetmemesi, isbasina getirdigi solculari saga kaymaya itmesi... Muhafazakâr Basbakan David Cameron’in salt sendikalarin temsilcisi görerek Ed’den dudak bükmesi biraz da bundan. Tabii geçen seçimde kendisi de sola oynamayi ihmal etmemisti!

SOSYAL DEMOKRASIYE SOYUNANLAR IZLESIN

Velhasil küresel mali krizde bankacilik sektörünün çöküsün esiginden döndügü Britanya’da devasa kamu açiklarinin ucu ahaliye dokunacakken, Ed Miliband’in ne yapacagini görecegiz. Ama dün ilk gününde BBC’yle söylesisi ve Sunday Telegraph’taki makalesi, dünyada sosyal demokrat siyasete soyunanlar için dikkate sayandi. ‘Kizil Ed’ yakistirmalarina yaka silkip, ‘politikanin merkezinde duracagini’ belirtip, “Sorun bu merkezin nerede oldugunu belirlemekle ilgili” vurgusu yapiyor. Siradan insana “Üstesinden gelmemiz gereken büyük adaletsizlikler var. Bunlarin çogu ‘orta sinif’ diye anilan kesimleri etkiliyor. Çok çalisan, çocuklarini görmeye bile vakitleri olmayan insanlar var. Hayatlari, evleri için kaygililar. Adlarina konusmak istediklerim onlar” diye hitap ediyor. Halkçi söylemine karsin ‘muhalefet etmek için muhalefet’ düsturuna uzak. Misal Muhafazakâr/Liberal Demokrat koalisyon gelecek hafta devasa bütçe açiklarini kapatmak için kamu harcamalarinda büyük kesintilere hazirlanirken, Ed, sorumlu muhalefet geregi buna topyekün karsi çikmayacagini söylüyor. “Hükümet dogru yaptiginda destekleyecegiz, yanlis yaptiginda alternatifleri ortaya koyacagiz” diyor. Üç ilkesini de söyle aktariyor: “Hükümetteki deneyimimizden dogru dersleri çikarmak. Sorumlu muhalefet yapmak. Hükümete karsi yapici alternatifin nasil ortaya konulacagini göstermek.”

‘Kizil’ ya da degil Ed’i izlemeye devam edin.

© 2013 Ceyda Karan
Avrupa Amerika Latin Amerika Afrika Ortadoğu Avrasya Asya / Pasifik Portreler