Ceyda Karan
Asya / Pasifik
diğer yazılar
 
Önerdiklerim

 

 

Pakistan büyük lokma, 'vurması' kolay da 'yemesi' zor
Friday, December 2, 2011
Amerikan güçlerinin Afgan sınırını aşıp Pakistan askerlerini öldürmesi ABD-Pakistan ilişkilerini felç etti. Pakistan misillemesi Şamsi üssünü ve lojistik hatları kapatmak oldu. Washington dirense de eli İslamabad'a mahkum. Özür kaçınılmaz
Amerikan yönetimi, ‘askeri çözümle yetinmeyip, kalpleri ve beyinleri kazanmak’ olarak sunulan AfPak stratejisinde yeni ve çok tehlikeli bir yola giriyor. Arap isyan dalgasını ‘akıllı güç’ olarak karşılayıp hal yoluna soktuğu düşüncesinden hareketle Asya ile bugüne kadar olduğundan çok daha derinlemesine ‘iştigal edeceği’ bir dönem olacak bu.

PAKİSTAN’DAN ‘KENDİ KENDİSİNİ VURMASINI’ İSTEMEK..
Kaide lideri Usame bin Ladin’in mayıs başında Pakistan ordu üssünün burnunun dibinde Amerikan komandoları tarafından öldürülmesinden bu yana dünyanın ‘süper gücü’ ile Müslüman aleminin tek nükleer silahlı gücü arasındaki ilişkiler çığrından çıktı. İslamabad en son Bush yönetimi döneminde 11 Eylül’ün hemen ardından ‘taş devrine çevrilme’ tehdidiyle ‘yola getirilmiş’, Afganistan’da ‘terörle mücadeleye’ desteği ‘sağlanmıştı’. Gel gör ki, bu mesele zaten Pakistan yönetiminin/ordusunun da ‘boyunu aşıyorken’, Obama’nın işbaşına gelmesi sonrası ilan edilen AfPak stratejisiyle de halli mümkün değildi. Obama için seçim öncesi vaadine karşın ‘Afganistan’dan çıkış’ yok. Kabil’de çok sıkı korunan Amerikan büyükelçiliğinin en son 13 Eylül’de 20 saatlik bir çatışmanın hedefi olmasına varan saldırılar Washington’u çileden çıkarması normal. Yine de Amerika’nın Genelkurmay Başkanı Mike Mullen’in emekliliğine günler kala 22 Eylül’de bu ve benzeri saldırıları ‘Pakistan gizli servisi ISI’nın kolu’ retoriğiyle Hakkani grubunu vesile ederek İslamabad’ı hedef göstermesi daha derin manalar taşısa gerek. Paştunlar, salt Afganistan’ın değil Pakistan nüfusunun beşte birini oluşturuyor. İşin doğrusu, Pakistan’ın ‘stratejik derinliği’ Afganistan ve Keşmir’deki, dolayısıyla Hindistan’daki İslami gruplar üzerindeki etkisinden geçiyor. Amerika için Paştunların yaşadığı Pakistan’ın kuzey/kuzeybatı vilayetleri radikal İslam’ın ‘yuvası’. Amerika Pakistan’dan ‘kendi kendisini vurmasını’ istiyor. 

ÖRTÜLÜSÜ BİR YANA ALENİ SALDIRI GELDİ
30 Eylül’deki ‘Gitti Kaide, Geldi Hakkani’ başlıklı yazımda Pakistan’a yönelik örtülü operasyonların kapıda olduğunu yazmıştım. Örtülüsü bir yana alenisi gecikmedi. ‘NATO’ başlığı altında... Geçen Cuma Pakistan sınırı 2.5 kilometre aşılarak Anargai Ghakhi dağlarının tepelerinde aşiret bölgesinde kısa süre önce Taliban militanlarını ‘durdurmak’ maksadıyla kurulmuş iki kontrol noktası vuruldu. Pakistan ordusunun iddiası, ikazlara rağmen helikopterlerin de katıldığı saldırının 2 saati aşkın sürmesi. Bilanço ağır: En az 24 Pakistan askeri öldürüldü. Olayın tam da Amerikalı General John Allen’in Pakistan Genelkurmay Başkanı Eşfak Kiyani ile işbirliği ve sınır kontrollerini görüşmesinin ertesi günü vuku bulması da manidar.

PAKİSTAN’IN GEÇİTLERİ…
NATO özür dilemedi, ‘trajik ve kasıtlı olmadığını’ savunduğu saldırıdan ötürü ‘üzüntülerini’ beyanla yetindi. ABD Başkanı Barack Obama da öyle. Pakistan ise olayı ‘kasıtlı, hesaplı/kitaplı’ görüyor, kağıt üzerinde NATO’ya ama alenen ABD’ye mal ediyor ve özür, kapsamlı soruşturma ve sorumluların en ağır şekilde yargılanmalarını istiyor. Son üç yılda NATO’nun sınır ötesi saldırılarında 72 Pakistan askerinin öldürüldüğü düşünülürse, bir seferlik için hayli ağır bir bilanço. Bu yüzden Pakistan ahalisi de yönetimi ve ordusu da ayakta. Başbakan Yusuf Gilani savunma komitesini topladı. İslamabad en başta ABD’nin Afganistan’a mühimmat ve gıda tedarikinin yüzde 75’inin, gerekli yakıtın da yüzde 50’sinin geçtiği iki rotayı kapatma kararı aldı. 30 Eylül 2009’da iki Pakistan askeri öldürüldüğünde, transit geçişler 10 günlüğüne kapatılmış, olay ancak NATO’nun özür dilemesiyle çözülmüştü. Bu sefer ne olacağını göreceğiz elbet. Ezici çoğunluğu Amerikalılardan oluşan 120 bin askerlik NATO/ISAF’ın ihtiyaçlarını karşılamak üzere Pakistan’dan Afganistan’a iki rota var. Birisi Hayber Geçidi, diğeri Belucistan’daki sınır kasabası Çaman’dan Kandahar’a giden yol. İki rota üzerinden yüzlerce ağır araç, konteynır taşıyan treyler ve tankerler geçiyor. Helikopter, Humvee cipler, artık ne ararsanız... 

ALTERNATİF ROTALAR?
İslababad’daki kimi kaynaklara bakılırsa Amerikalılar alternatif rotalar geliştirdi. Litvanya’nın Riga limanından başlayıp Rus trenleriyle Hazar’ın güneydoğusundan Kazakistan ve Özbekistan yolu… Rusya’yı by-pas ederek Karadeniz’den Kafkaslar’ı Gürcistan’dan aşacak, Azerbaycan-Hazar Denizi yoluyla Kazakistan ve yine Özbekistan yolu… Üçüncüsü de Kırgızistan üzerinden tehlikeli ve berbat Tacikistan yolu… Lakin bu yolların hiç biri çok ‘tekin’ görünmüyor. Şu günkü haliyle Amerika için geriye tek güvenilir tedarik hattı Rusya üzerinden. E bu açıdan zamanlama talihsizlik. Zira Rusya füze kalkanında ABD’yle anlaşamadığı için Kaliningrad’daki erken uyarı radarlarını hazır konuma getirdi, Libya’daki kayıplarından ötürü sürekli bozuk çalarken, Suriye konusunda inatlaşmaya devam etmekte, marttaki seçimler için resmen adaylığını ilan ettiğinden ufukta yeni bir Vladimir Putin başkanlığı da göründü.

BONN BOYKOTU
Üstelik Pakistan tedarik hatları dışındaki kozlarını da sahaya sürmüş görünüyor. Amerikalılardan, Belucistan’da BAE üzerinden kiralanan insansız uçaklı saldırılar için kullanılan Şamsi’deki hava üssünün 15 gün içinde boşaltması istendi. Pakistan ABD, NATO ve ISAF ile bütün programları ve işbirliği ayarlamalarının diplomatik, siyasi ve istihbarat alanlarını da kapsayacak şekilde gözden geçirme kararı aldı. İslamabad bunu sadece topraklarını açtığı 11 bin Çin askerine güvendiğinden yapmasa gerek… İslamabad son olarak da 2 Aralık’ta Afganistan’ın geleceğini ele almak üzere düzenlenecek Bonn2 –ilkinde işgal sonrası Karzaili Afganistan’ın yolu açılmıştı- konferansını boykot edeceğini duyurdu. 

‘ATEŞLE OYNAMAK’, NEREYE KADAR?
Dolayısıyla Pakistan’ın dizlerinin üzerine çöküp merhamet dilemesini beklemek zor. Hal böyleyken baştaki soruya gelmemek ne mümkün! Afganistan’daki savaşı Pakistan’a iyiden iyiye yayma manevraları ‘ateşle oynamak’ değilse başka nasıl izah edilebilir? Peki bu ‘ateşle oynamanın’ düzeyi nereye kadar vardırılabilir? Afganistan savaşı artık Bin Ladin de olmadığına göre, birkaç Kaideci ve Taliban öldürmek için Amerika’ya yılda 100 milyar dolara patlıyorsa bunun stratejik bir gerekçesi olmalı. Yoksa 2014’te ABD Afganistan’dan çekilecekmiş, filan, kim öle kim kala… En geçerli izahat Pakistan üzerinden ‘bir taşla üç-beş kuş vurmak’ çabası olsa gerek. Yani, bir yandan ekonomik ve askeri bilek güreşinin meçhule uzandığı Çin’i ‘çevrelemek’, diğer yandan Pakistan’ı ‘nükleersizleştirmek’, ayrılıkçılığı körükleyerek Belucistan’ı ‘kopartmak’ ve elbette bu yolla İran’ı ‘doğudan kuşatmak’… Doğrusu bunların hiç birisi Amerika için ‘tekin’ görünmüyor... Peki ya Ortadoğu da düşünüldüğü gibi ‘hal yoluna sokulamamışsa’…
 
 
© 2013 Ceyda Karan
Avrupa Amerika Latin Amerika Afrika Ortadoğu Avrasya Asya / Pasifik Portreler