Ceyda Karan
Avrasya
diğer yazılar
 
Önerdiklerim

 

 

Bütün dert Putinizm olunca...
Friday, December 16, 2011
Bati karsisinda yine Putin'i buldu. Rusya uzun süredir ilk kez onbinlerce kisinin gösterilerine sahne oluyor. Fakat hayale kapilmaya hacet yok. Zira bu kalabaliklardan 'Rus bahari' devsirmek mümkün degil.
Batililari ne vakit Rusya konusunda fazla coskulu görsem içime bir kurt düser… Bas sebebim çok subjektif, hatta bir parça mistik: ‘Dogu’nun ruhundan’ hiç ama hiç anlamiyorlar. Hemen hayallere kapiliyorlar. Rusya mevzu bahis oldugunda, 1998-1999’da da aynisi olmustu. Sovyetler Birligi’nin küllerinden Rusya Federasyonu’nun üzerine Batililarin tabiriyle Boris Yeltsin’in ‘demokrasisi’; Ruslarin tabiriyle ise ‘kaos ve anarsi’ çöküvermisti. Yeltsin, artik bir sarhosluk vakti midir nedir, eski casus Vladimir Putin’i genç yasinda önce basbakani, sonra da halefi kilinca ‘kukla’ zannettiler… Çok geçmeden anladilar tabi, Putin’in ‘kukla’ filan degil, silovikilerin adami oldugunu… Sonrasi hepimizin malumu… George W. Bush’un mahkeme karariyla gelen baskanligi sonrasi ‘neocon Amerika’ya karsi; Çeçenya’da dökülen kanlar üzerinden saglama alinmis enerji hatlariyla ‘Putin Rusyasi’ dikiliverdi…

BIRILERI HESABINI KITABINI YAPMISTIR
Putin’in iki döneminin ardindan, Amerika’da 2009’da Bush’tan sonra seçilen Barack Obama’ya eslik etmek, Dimitri Medvedev’e düstü. 2007’de ikilinin birlikte açikladigi ‘tandem liderlik’ usulünce… Eh Batililar ne yapsin, ‘liberal, bizden’ filan diye düsündükleri –WSJ’ye mülakatlarinin satir aralarini nasil okudularsa artik..- Medvedev’in payina bir dönem daha düser mi” hesaplari yaparken, karsilarinda yine 59 yasindaki Putin’i buluyorlar. Medvedev, anlayabilenler için Putin’in ‘dahi çocuguydu’, gel gör ki, 4 Mart’taki baskanlik seçimi için kenara çekiliverdi. Üstelik baskanlik artik dört yildan alti yila çiktigindan Putin’in teorik olarak 2024’e kadar önü açik. Moskova’da birileri küresel gidisata filan bakip bunun hesabini muhakkak yapmistir. Nihayetinde Batililar kaldilar mi yine Putinizmle basbasa!  

HAYAT, MEMAT SOSYAL MEDYADA ATMAKTA YA!
Tabi 4 Mart’a daha var, simdilik agzimiza dolayacagimiz Rusya’daki sandik demokrasisi… Dogrusu da bu ya, Putin ve Medvedev’in Birlesik Rusya’si 4 Aralik genel seçimlerinde hayli oy kaybetti. Tandem liderlik ‘karizmayi çizdirdi’. Birlesik Rusya’nin oy orani yüzde 64’ten yüzde 49.5’e düsüverdi. Gerçi hala çogunluklar, sonra oylar nereye gitmis diye bir bakiyorsunuz, Komünist Partisi’nin ikiye katlandigini (yüzde 12’den 19.7’ye), asiri milliyetçi Vladimir Jirinovski’nin Liberal Demokrat Partisi’nin yüzde 8’den 11.7’ye çiktigini görüyorsunuz. Batililarin liberal muhalefetinin pek esamisi okunmuyor. Ama olsun, artik hayatimizda ‘sosyal medya devrimleri’ mevcut. Hayat, memat, siyaset filan hepten twitter’da, facebook’ta atmakta zaten… 

ABD/AB FONLU GOLOS…
Hilesiz hurdasiz olmadigi muhakkak da, Batililardan alinan bir takim e-postali hesaplarin dökümleri ortaya saçilmisken, ‘bagimsiz’ diye sunulan ABD/AB fonlu Golos gözlemcilerinin iddialari esliginde, 12 yil sonra ilk kez sokaklar canlaninca, aldi herkesi bir heyecan… Pasifik kiyilarindan 8 saat dilimince Avrupa’ya uzanan Rusya Federasyonu cografyasinda 3 bin, 5 bin, 7 bin kisilik, en kalabaligi Moskova’da, göstericilere göre 50 bin, polise göre 20-25 bin kisilik protestolar olunca ‘Rusya bahari’ devsiriverdik. 

‘BAHAR’I SEVMEMEK NE MÜMKÜN 
Bu Moskova’daki, St. Petersburg’daki ipad’li, iphone’lu, sosyal alemci, blogcu, protestocu gençlige bakip ben de ümitlenmek istiyorum. Gösterileri sanal alemde örgütleyen Vkontakte, ‘beyaz kurdelalar’ filan gayet hos... Misal, protestocu gençlerden birisi söyle deyiveriyor: “Eger Birlesik Rusya benden web sitesini yeniden tasarlamami isteseydi, sadece ‘Ne kadar veriyorsunuz’ diye sorardim.” 

PUTINIZM KUSAGI
Bu çocuklar degil mi ki Putin’in ‘enerji boom’u kusagi. 20’lerinin sonlari ile 40’larinin baslarinda egitimli, kentli, yurtdisi görmüs, Moskova’nin moda kafelerine giden, twitter’da izlediklerinin yerini Foursquare araciligiyla ögrenen, sivil toplumculugu filan bilenler... Elbette biraz bozuklar. Rus devlet kapitalizmi devlet sirketlerini fonlarken, yolsuzluklar bitmezken, 2008-2009 krizi onlarin tirnaklariyla kurduklari sirketleri bir hayli sarsti. Polise mukavemetten 15 gün hapse çarptirilan Batili gazetecilerin liderlik umudu gördügü Aleksey Navalny, etkili bir blogcu ve yolsuzluk karsiti aktivist. Cani yanmis bir kere, açtigi yolsuzluk davalariyla namli. Yasam biçiminin müsebbibi olan Putinizm’le ‘siyasi’ hesaplasmasini izlemek dogrusu ilginç olacak.

‘DEVSIRILEMEYEN LIBERALIZM’
Lakin anlayabilmek için belki de Rusya’dan bir türlü ‘devsirilemeyen’ ‘liberalizme’ degil, asil meselelere dikkat kesilmeli. Sovyet döneminden kalma altyapi zaafiyeti, kamu hizmetleri, orta sinifin hali, nüfus azligi, emeklilik sorunu, devletin modernizasyonu filan büyük meseleler. Küresel mali krizin etkilerini daha derinden hissetme kaygisi cabasi. Gelecek yil Rusya için büyüme yüzde 3.5 hesaplaniyor. Putin ise en az yüzde 4.2, ortalama yüzde 4.5 büyüme tahmininde bulunuyor. Hos petrol fiyatlari 100-110 dolar civari giderse, çok sorun degil gibi görünüyor. Yine de ekonomi tikirinda degil iste. Resesyon tehlikesinden söz eden de çikiyor. Lakin ekonomi cephesi bir yana siyasi çözümleme yapacagiz diye, Ruslarin liberal egilimlerini abartmanin alemi yok. Misal Pew anketi bile Ruslarin yüzde 57 gibi bir oranlarla ‘demokrasi’ yerine ‘güçlü liderligi’ tercih etmekte olduguna isaret… Ha Putin’in suratini görmekten sikildilar derseniz, ona diyecek bir seyim olmaz. Bana kalirsa bu da biraz ‘Batili hayaline’ çikiyor ya, neyse…  

SISTEM VE LIDERLIK ALGISI
Putin en son Moskova yakinlarindaki Kaluga’da düzenlenen Valdai Klübü toplantisinda Batililarla bulusmustu. Söyle sözlerini kaydetmisim bir kenara: “Rusya’daki siyasi sistem evrimci olacak. Ekonominin gereklerine uyulacak. Kullanilan yöntemler bugünün enformasyon toplumu karsisinda artik etkili degil. Bu her geçen gün daha iyi anlasiliyor. Öyle ya da böyle siyasi sistemler degismek durumunda. Daha da ötesi ekonomi bu siyasi sistemlerde degisimler gerektiriyor.” Yine yakinlarda yaptigi bir liderlik yorumu aktarayim: “Dinleyin, herhangi bir ülkeyi alin. Berlusconi örnegin, istifa ediyor. Italya’da onun ayarinda biri var mi? Isim verin. Yahut ABD’yi ele alin. Yakinda seçimler var. Fakat eger Cumhuriyetçiler kazanirsa, ki kazanabilirler, fakat liderleri yok. Neredeler? Bütün Amerikan sisteminin degismeye ihtiyaci var. 100 yeni insaniniz olsa, hepsi baskan olabileceginizi düsünebilir. Fakat buna uygun birisini bulmak, iste o kolay degil.”

Rus liderine salt Batili degerlerin süzgecinden yaklasip anlayabilmek hiç kolay degil. Lakin Bati’nin demokrasi ve liberalizm hayallerinden Rusya’yi izah etmek kolayciliginin da bizi anlamaya itecegini düsünmüyorum. Ayni seyi kendimize de yapmiyor muyuz? Rusya, Amerika’nin ‘insan haklari ve sivil özgürlükler’ gibi degerler ajandasina süpheli yaklasiyor. Bana sorarsaniz küresel politikalari ‘çiplak çikarlara dayali kazanani olmayan bir oyun’ gibi görüyorlar. Bunun bir sebebi de Bati’nin kendi degerlerine kendisinin zaten hiç uymamasi. Hele de baskalarinin topraklari mevzu bahis olunca… Ha ‘Rusya’nin kendisi (Dogu) deger üretebiliyor mu ki’ diye sorarsaniz, haklisiniz. Mistik basladik, mistik bitirelim: ‘Ruhunun bir yarisi Dogulu olanlarin en büyük sikintisi da bu degil mi?’
 
 
© 2013 Ceyda Karan
Avrupa Amerika Latin Amerika Afrika Ortadoğu Avrasya Asya / Pasifik Portreler