Ceyda Karan
Ortadogu
diğer yazılar
 
Önerdiklerim

 

 

Islam aleminde hesaplasma
Friday, February 10, 2012
Ortadogu'nun 'biriktirilmis düsmanlik zeminlerinin' tarihi yüzyillar öncesine uzaniyor. Arap isyan dalgasi Soguk Savas'tan kalma yapilari sarsarken, barut fiçisinin fitilini atesleme potansiyeline sahip. Suriye bu manzaranin tam da göbeginde
Ortadogu’nun son 100 yillik tarihi emperyalizmin kan ve atesle dolu stratejileriyle yazildi. Fakat her biri kisa süren sulh dönemleri ve ‘kardeslik’ girisimlerine karsin Iran’dan Irak’a, Suriye’den Lübnan’a ve Arabistan’a uzanan bir cografyada ‘biriktirilmis düsmanlik zeminlerinin’ tarihi yüzyillar öncesine uzaniyor. Kerbela, cetvelle çizilmis sinirlar, Soguk Savas’in saflasmalari, Arap milliyetçiligi, Levant’in kendine has yapisi derken, üstüne Israil-Filistin meselesini de ekleyin, barut fiçisinin üzerinde oturan bir bölge manzarasi beliriyor. Ve bir yil önce patlayan Arap isyan dalgasi, Soguk Savas’tan kalma yapilari sarsarken, barut fiçisinin fitilini atesleme potansiyeline sahip. Suriye bu manzaranin tam da göbeginde.

SON RESIM
Suriye muhalefetinin bir yila yakin süredir çabalarina karsin geldigimiz noktayi yeniden gözden geçirelim. Besar Esad liderligindeki Baas yönetimi hala ordunun komuta kademesine, büyük kentlerdeki is alemi ve orta sinifa, Alevi, Hiristiyan, Dürzi azinliklarla laik, egitimli ve varsil Sünniler ile Kürtlerin büyük kisminin destegine sahip görünüyor. Ordudan kaçan ve sayilari 40 bin askere ulastigi –dogrulamak ne mümkün- öne sürülen saf degistiren askerlerin silahli direnisi hala tasra odakli ve sinirlarda yogunlasiyor. Suriye ordusunun üst düzey komuta kademesi Alevilerde oldugu ve ezici çogunlugu Sünni askerlerin olusturdugu düsünülürse, ortaya daha fazla soru isareti çikiyor. Sam’in Bekaa’ya bakan dis mahalleleri bir yana misal Halep’ten ses seda yok. Bütün bunlanda Suriyelilerin hala önemli bir kisminin demokratiklesmeyi arzulasalar bile belirsizlikten ürkmeleri ve Libya’daki NATO tipinde bir bombardimana ugrama endiseleri de etkili olsa gerekir. Resme Sam yönetiminin pek de sarsilmis görünmeyen dis desteklerini eklemek lazim gelir. Rusya ve Çin’in BM Güvelik Konseyi’ndeki çifte vetolari, Iran, Irak ve Lübnan’daki Sii yönetimlerin destegi… 

MEZHEP YARILMASININ NETLESMESI
Lakin bütün bunlara ragmen durum sürdürülebilir görünmezken, en fecisi bölgede olusan mezhepsel yarilmasinin giderek netlesmesi. Seyh Karadavi’nin basini çiktigi Sünni alimlere karsi Hizbullah Seyhi Nasrallah’in Suriye üzerinden atismasina taniklik ediyoruz. Suriyeli muhalifler, Esad yönetimini devirmekte israrli. Körfez’deki Sünni monarsileri inatla bastiriyor. Türkiye ikna çabalarini çoktan bir kenara birakip tümüyle Sünni cephede konuslandi. ABD öncülügündeki Bati da Irak’in rövansini Suriye kalesiyle alma arzusunda. 

KÜRESEL ÇAPTA ‘YENI SOGUK SAVAS’
Ortadogu Suriye yüzünden kaynar kazanken, bunun küresel çaptaki tezahürleri yeni bir ‘Soguk Savas’. Libya’da agizlari fena yanan Rusya ve Çin, Esad’in görevini yardimcisi Faruk el Sara’ya devretmesi ve birlik hükümeti kurulmasini içeren Arap Birligi planini vetolariyla simdilik öldürdü. Bu tutumlarini nereye kadar götürecekleri süpheli olsa da ikilemleri azimsanmayacak denli büyük. 

RUSYA’NIN GEREKÇELERI
Libya’da sadece savunma sektöründe yitirdigi 4 milyar dolarini unutmayan Moskova, Suriye’de 20 milyar dolari bulan enerji, insaat ve turizm yatirimlarini, 3.5 milyar dolarlik silah satisini, Sovyet döneminden bu yana ilk kez Tartus ve Lazkiye’yle Akdeniz’e açilabildigi limanlari, kisaca siyasi, ekonomik ve askeri/stratejik pozisyonunu hesaplamaya çalisiyor. Tabi Bati’da, Moskova’daki muhalefet gösterilerinin Arap isyan dalgasiyla kiyaslanir olmasi ve füze kalkani sebebiyle ABD ile imzalanan silahsizlanma anlasmasinin bile çöpe atabilecegi sinyalleri de cabasi. Elbette Suriye’nin ucunun Iran’a dayanacagini da unutmuyorlar. Nitekim martta yeniden baskan olmaya hazirlanan Vladimir Putin, bu hafta uluslar arasi topluma Suriye konusunda ‘züccaciye dükkanina giren fil gibi davranmama’ çagrisi yapti. Rusya’da liberal milliyetçi Vladimir Jirinovski’den Komünist Parti lideri Gennadi Züganov’a uzanan cephe bir yana baskanliga aday Rus milyarder Mihail Prokhorov bile “Esad’in elestirilmesini anlasa da silahli radikal muhalefeti desteklemedigini” belirtip, ekonomik ve askeri çikarlarin göz önünde tutmasi gerektigini savundu. Buna ragmen Rus Disisleri Bakani Sergey Lavrov’un Sali günkü Sam ziyareti ve Esad yönetimine reformlara hiz vermesi telkinini ‘Suriye’yi sonuna kadar koruyamayacagi’ mesaji olarak algilamak icab eder. 

ÇIN’IN ‘DENGELEME SIYASETI’
Çin, Suriye ile daha az alakadar görünse de sürece müdahil. Veto kartini konusturmaktan çekinmeyen Pekin bir yandan bu hafta Suriye muhalefetinden bir grubu agirladi. Lakin sürecin her gün 700 bin varil petrol satin aldigi Iran’a uzanacagi hesabini yaparken, son dönemde varlik göstermeye basladigi Ortadogu’da ABD’ye karsi dengeleme siyaseti gütme geregini hissediyor olsa gerek. Çin’de bu yil iktidar degisimi var ve simdiden yeni askeri stratejik doktriniyle Asya’ya odaklanan ABD ile küresel çapda öngördügü ‘sinir harbine’ hazirlikli olmak durumunda. Devlet Baskani Hu Jintao’nun ABD’ye dair yeni liderlige yaptigi ikazlarini daha önceki yazimda aktarmistim. 

VETOLARIN ÇEKILMESI DE MÜMKÜN AMA..
Bu kosullar altinda Rusya ve Çin’in vetolarini çekmeleri küresel çapta hesaplarina bagli. BM Güvenlik Konseyi’nden karar çikmazsa Suriye’de Kosova tipinde bir sürece dogru gidilecek demektir. ABD Baskani Barack Obama, yabanci müdahaleyi ‘olasi görmedigini’ söylese de CNN araciligiyla Pentagon’un hazirlik planlari yaptigi sizdiriliyor. Fakat bence Rusya ve Çin engeli ortadan kaldirilip da BM Güvenlik Konseyi’nden bir karar çikartilsa dahi ABD ve Bati Suriye’ye o kadar da dogrudan müdahil oluyor görünmeyi tercih etmeyecektir. O vakit, Türkiye’nin basini çektigi Sünni dünya öne çikiyor demektir.

DAVUTOGLU ‘YABANCILARI’ DISLADI, ‘BÖLGEYI’ DEGIL
Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu’nun bu hafta ABD ziyaretine baslamadan önceki beyanatlari bu noktada çok önemli. Davutoglu bir yandan ‘yabancilarin dis müdahalesini disladi’, diger yandan ‘bölgesel bir güç araciligiyla müdahaleye’ açik kapi birakti. Humus’tan gelen siddet haberlerine yönelik olarak Libya tipinde uluslar arasi toplumun ‘sivilleri korumanin bir yolunu bulmasi gerektiginden’ söz etti.

SURIYE YEMEN MI? 
Kuvvetli olasilik tercih edilecek olan Yemen’de Ali Abdullah Salih’in epey bir inatlasmadan sonra gönderilmesi senaryosu. Fakat Suriye Libya olmadigi gibi Yemen de degil ve açikçasi bu bana biraz fazla iyimser bir senaryo gibi geliyor. 

HIZBULLAH FAKTÖRÜ
Kötümser senaryoda ise Rusya’nin Suriye’nin askeri destegi kadar Iran’in ve elbette Hizbullah’in tutumu belirleyici olur. Hizbullah lideri Seyh Hasan Nasrallah bu hafta televizyonlardan canli yayimlanan konusmasinda, açikça Bati destekli Arap otokrasilerini ‘bölgede Bati emperyalizmine karsi direnisi bogmaya çalismakla’ itham etti. Suriye muhalefetinin reformlar ve diyalogu reddederek iç savasi tetikledigini savunup, muhaliflere önkosulsuz müzakere, Islam alemine de Sii ve Sünniler arasinda birlik çagrisi yapti. Iran’dan ise her firsatta ‘Suriye’ye dokunmayin’ mesaji ve Türkiye’yi hedef alan açiklamalar eksik olmuyor. 

IRAN ‘IRAK HESABIYLA GERI ADIM ATMAZSA…’
Olasi bölgesel müdahale halinde Iran, ‘Irak kalesini nasilsa aldik’ mantigiyla Suriye’de geri adim atmazsa o vakit isin Islam alemi içinde daha görünür bir hesaplasmaya dönüsmesi kaçinilmazlasacak demektir. Bunu ille de açik savas ve felaket senaryosu olarak algilamamak lazim gelir. Ama bu durumda da Suriye’den Lübnan’a ve Irak’a, oradan Körfez’de nüfuslarinin çogunlugunu Siilerin olusturdugu bir cografyaya uzanan bir istikrarsizlik hatti ortaya çikacaktir. 

O vakit kaçinilmaz olarak insanin aklina, ‘Islam alemi kendi iç hesaplasmasini yapmanin zamaninin geldigine mi hükmetti?’ sorusu düsüyor. 
 
© 2013 Ceyda Karan
Avrupa Amerika Latin Amerika Afrika Ortadoğu Avrasya Asya / Pasifik Portreler