Ceyda Karan
Ortadogu
diğer yazılar
 
Önerdiklerim

 

 

Suriye'nin kaza deyip geçistirmesine izin verilemez
Monday, June 25, 2012
Suriye'nin Türk savas jetini niye vurdugunu iyi anlamak gerekir. Bunun için de uluslararasi resmi dogru görmek lazim. Özellikle de Rusya'nin pozisyonunu dogru anlamak meselenin kilidi
Suriye’nin Türk jetini düsürmesiyle ilgili ‘uçak nerede vuruldu’, ‘oraya niye gitti’ gibi teknik ayrinti ve sorular havada uçusuyor. Çesitli istihbarat odaklarina dayanarak binbir  komplo üretenler eksik degil. Dogrusu isin bu tarafiyla ilgilenmiyorum. Bana göre hakikat sudur: ‘Suriye, iliskilerde son bir yilda gelinen husumet esliginde, silahsiz bir Türk jetini ikaz etmeden, taciz atesi bile açmadan, yani taammüden düsürdü”. Bu kadar basit. Mühim olan, Suriye’nin bu saldirisinin ‘siyaseten’ ve ‘uluslar arasi güç dengelerinde’ hangi manalara geldigi. O vakit hangi yanitin nasil verilmesi gerektiginden önce çerçeveyi anlamali...

Aylardir Suriye’deki isyan etrafindaki uluslar arasi tabloyu ortaya koymaya çalisiyorum. Bu yüzden kizanlar oluyor. Fakat bir seyi degistirmek için hayal etmek ve arzulamak kafi gelmez. Bir de verili durumu iyi idrak etmek gerekir. Böylece arzulari gerçeklestirecek hakiki zeminler zorlanabilir. Ancak resmi salt kendi bakis açinizdan görür, karsi taraftakileri iyi idrak edemezsiniz, yanlis hesaplar gündeme gelebilir. O vakit önce Suriye’nin saldirisi sonrasi uluslar arasi fotografi yeniden çekelim.

BATILI GÜÇLERIN DURUMU
* Batili güçler Suriye ile dogrudan müdahil olacaklari bir aksiyon istemiyor. Buna ABD dahil. Irak ve Afganistan’dan sonra bu ekonomik krizde daha ötesini beklemek zor. ABD daha kendisi için Misir’daki durumu tam ‘yönetilebilir’ kilmis degil. Hele de kasimda baskanlik seçimi varken… Dolayisiyla uçak krizi yüzünden yapilacak sert retorigin alti bir yerden sonra bos.
* AB için de ayni durum geçerli. Lüksemburg’daki AB disisleri bakanlari Suriye’yi kinadi, lakin daha ziyade Türkiye’ye itidal telkini agir basti. Toplanti zaten rutindi, gündemde zaten Suriye rutin olarak vardi. Uçak vakiasi sonuç bildirisinin 3. maddesinin 2. fikrasina konuluverdi, basina bile degil! AB’nin elinden ancak bu kadari gelebildi. Zira asil dertleri ekonomik kriz, Yunanistan.
* NATO Türkiye’nin ‘danisma’ içeren 4. maddesi uyarinca bugün toplanacak. Lakin jet vakasinin ‘birimize yapilan hepimize yapilmis sayilir’ mealli kollektif savunmayi içeren 5. maddeye evrilmesi neredeyse imkansiz. Hollanda Disisleri Bakani’nin dün “Olup biten çok ciddi olarak görülmeli” dedikten sonra “Herhangi bir müdahaleye girmeyiz” sözü bunun bir baska göstergesi.
* Arap Birligi, Bagdat’taki zirvesinden beri Suriye’de ‘rejim degisikligi’ gündeminden geri adim atti. Arap alemi sanilanin aksine ‘yekpare’ filan degil. Irak’i, Cezayir’i, Lübnan’i filan saymanin alemi yok.

DÜGÜM RUSYA’YA DAYANIYOR
Peki ne olacak? Suriye’ye baski artacak, retorik sert ve güçlü olacak. E zaten öyle lakin eninde sonunda dügüm gelip ayni yere dayaniyor: Rusya’ya… Begensek de begenmesek de Rusya’nin pozisyonunu iyi anlamali.
* Rusya, Soguk Savas döneminden bu yana Ortadogu’ya ‘içkindir’, Araplari gayet iyi tanirlar. Rus Disisleri’nde bizden fazla Arapça bilen adamlari vardir. Sovyetler’in çöküsüyle siliklesmis olmalari bir sey degistirmez, zeminleri yerinde.
* Rusya, Ortadogu’yu o kadar iyi bilir ki, Israil’i de Araplari da dengede tutar. Misal Vladimir Putin’in dün baslayan Israil ziyareti. Putin, iki yil önce Israil Basbakani’na Nazilere karsi fedakarliklarinin tezahürünü görmek istediklerini söylemisti. Iste simdi Rus liderini Israil ziyaretinde Netanya’da ‘Kizilordu anitini’ açarken görüyoruz. ‘Radikal Islam’ Israil ile Rusya’nin ortak gündemi. Israil zaten Suriye’de Esad’i istemiyor görünse bile, orta vadede Misir’daki Ihvan zaferinin tüm Ortadogu’ya yayilmasindan irkiliyor. Iran’la ilgili son nükleer müzakereler Moskova’da yapildi. Sonuç verip vermemesi mühim degil. Nihayetinde Israilliler, Obama’ya husumetle yaklasirken, Putin, 1 milyon Rus kökenlinin yasadigi Israil’de Ortadogu oyunundaki varligini gösteriyor.
* Putin, diger Batili liderler gibi eski dost Filistinlileri es geçecek degil. Abbas’i ziyaret edep Filistin yönetimi ile de arz-i endam edip, bunun öteden beri verilen destegin tezahürü olarak algilanmasini bekliyor. Eh Abbas sik sik Moskova’yi ziyaret eder…
* Rusya, Bati’nin ‘liberal demokrasi’ gömlegini kendisi dahil heryere giydirmek arzularindan hazzetmiyor. Putin en son Rusya’daki yeni kentli burjuva sinifinin olusturdugu muhaliflere “Anladik degisim istiyorsunuz, degisim lazim fakat bu kargasa degil düzen içinde olacak” derken, onlarin arkasinda açikça Bati komplosu görüyor. Ortadogu’da da öyle.

RUSYA NE YAPAR, NE YAPMAZ?
* Rusya, Çin ile birlikte BM Güvenlik Konseyi’ndeki vetosundan kolay vazgeçmez.  Suriye’nin parçalandigi bir pazarliga Tartus ve Alevi devleti kosuluyla yanasir mi bilmem. Putin, Meksika’daki G20 zirvesinde gayet net konustu, rejim degisikligini desteklemediklerini söyledi. Rejim degisikligi Rusya için ‘bugün ona, yarin bana’ demek.
* Suriye’nin Tartus limani Türk jetinin vuruldugu Lazkiye’ye 90 km. uzaklikta. Buradaki Rus askeri üssü  Rusya için çok mühim. Rusya, ezelden beri Akdeniz saplantisi yasar. Öyle ya da böyle. Rus donanma komutani Viktor Çirkov Tartus için en son söyle dedi: “Bu üsse ihtiyacimiz var. Bu üs fonksiyonunu görüyor ve görmeye devam edecek. Rusya’nin Akdeniz, Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’ndaki donanma gemileri ve savasçi misyonlari için bu üsse ihtiyaci var.”
* Daha geçen hafta taa Hafiz Esad döneminde satilmis ve tadillattan geçmis üç helikopter ve mühimmat yüklü MV Alaed gemisi Iskoçya kiyilarinda Britanya donanmasi tarafindan geri döndürüldü. Rusya çok bozuldu. Türk jetinin düsürüldügü Cuma günü Lavrov, Moskova’da Suriye Disisleri Bakani Velid Muallim’i agirlamaktaydi. Lavrov, iki gün sonra yani Pazar günü de Türk jeti için ‘gik’ dememisken, ABD’ye ‘Suriye’ye silah satisimiz yasaldir, mani olamazsiniz’ diye kafa tuttu. Simdi Rus kaynaklari geminin asker eskort esliginde Murmansk’tan yeniden Suriye’ye yollanacagini söylüyor. Rusya, zaten ABD’yle sürekli, ‘siz muhalefeti yasadisi silahlandiriyorsunuz’ diye agiz dalasinda…

PEKI YA RUSYA’NIN ORTA ASYA’DAKI ETKISI?
* ‘Bütün Araplar Türkiye’nin öncülügünü arzuluyor’ teziyle ortaya çikanlar –ki Türkiye’nin bölgesinde mühim bir esin kaynagi oldugunu ben de düsünüyorum, lakin ‘hangi durusla’ diye de sormali- isi ilerletip ‘Rusya, Suriye yönetimine kalkan olarak Arap ve Müslüman halklari yitiriyor’ iddiasinda. Iyi, güzel de Sovyetler yikildi, Orta Asya’daki Müslüman cumhuriyetlerde neler oldu? Rusya’nin etkisi silindi mi? Peki bizim etkimiz ne alemde?
* Bakin Rus Disisleri Bakani Sergey Lavrov, geçenlerde yazdigi ‘Rusya’nin Suriye Politikasi: Tarihin Dogru Tarafinda’ baslikli yazida ne diyor? Özetle: “Rusya’nin Ortadogu’da halklarin degisim arzusunun ayirdinda. Ancak devrim süreçlerinin çok sancili dönemler hatta geriye gidisler yarattigini da en iyi Rusya bilir. Rusya devrimlerin hakiki bedellerini pek çok ülkeden daha iyi bilen bir ülkedir. Bu sebeple devrim yerine evrimci barisçi yollari destekler. Suriye rejiminin savunucusu degiliz. Fakat seytan ayrintilarda gizlidir. Dis güçlerin yarattigi karmasik durumlarda güç kullanma türü sert çözümler, uzun vadeli anlasma ve huzuru getirmez. Irak, Afganistan, Libya örnekleri ortada.”

‘OLMAYACAK IS’
Karsi karsiya oldugumuz fotograf böyle. Peki böyle bir dügüm varken, Türkiye ne yapmali? Bana sorarsaniz baris ve huzur isteyen okurlarimi biraz kirma pahasina diyecegim sudur: Türkiye Suriye’nin bu yaptigini yanitsiz birakamaz. Rusya’ya ragmen birakamaz, birakmamali. “Türk jeti oldugunu bilmiyorduk. Kaza” diyen Suriye, aslinda muhaliflere silah ve lojistik destek yüzünden Ankara’ya “Üzgünüm ama ciddi oldugumu göstermek zorundaydim” mesaji verdi. Lakin kantarin topuzunu kaçirdi. Suriye her ne olursa olsun Türkiye’den ‘özür dilemeli’ ve ‘tazminat ödemeli’. Rusya’nin da Sam’i buna ikna etmesi saglanmali. Aksi halde, sinira yiginak yapmak dahil her tedbir düsünülmeli. Bu askeri tehdit de iyi yönetilmeli. ‘Müdahaleci’ politikalarin bedelleri olur. Elbette bu krizde ‘bölgede hakemlikten nasil bu noktaya gelindigi’ sorgulanir, ‘sorumlulari’ tartisilir. Lakin NATO’nun utangaç gölgesinde, bu sekilde kalakalmak, iste bence bu olacak is degil… 
© 2013 Ceyda Karan
Avrupa Amerika Latin Amerika Afrika Ortadoğu Avrasya Asya / Pasifik Portreler